İsa, on iki kişiyi çeşitli meslek gruplarından ve başka hizmetlerden çağırdı. Onları önce öğrenci, sonra da elçiler (haberciler) olarak atadı. Hatta bazılarına yeni isimler verdi. Matta, Markos, Luka ve Elçilerin İşleri kitapları bu kişilerin adlarını listeler; Yuhanna’nın Müjdesi ise İsa ile yaşadıkları samimi karşılaşmalardan bahseder. Peki kimdir bu 12 adam? Tanrı’nın Oğlu İsa Mesih ile yürüyen, Müjde’yi dünyaya taşıyan, hem imanlarıyla hem de insanî zayıflıklarıyla Hristiyanlara ilham veren bu kişiler kimlerdi?
Simun Petrus, Celile’deki Beytsayda’da bir balıkçıydı. Bazen ani ve cesur çıkışları, İsa’nın hizmetini anlamaya çalışan kararsız bir öğrenciyi yansıtırdı. İsa’yı su üzerinde yürürken görmüş, aynı şeyi yapmak istemiş ama korkuya kapılıp batmaya başlamıştı. Getsemani bahçesinde İsa’yı tutuklamaya gelen askerin kulağını kılıçla kesmesi de ani tepkilerinden biriydi. O gece İsa’yı üç kez inkâr etti. İsa’nın Yeruşalim’e gitme kararına karşı çıkarak onu azarladı: “Çekil önümden, Şeytan!” (Markos 8:33). Yine de, Sezariye Filipi’de İsa’nın Mesih olduğuna tanıklık ettiğinde “Petrus” yani “Kaya” ismini aldı. Elçilerin İşleri kitabı, Kutsal Ruh’un yönlendirmesiyle erken kilise döneminin önderi olduğunu gösterir. Vatikan Tepesi’ne yakın yerde şehit edilmiştir.
Andreas, Petrus’un kardeşiydi ve balıkçıydı. Büyük olasılıkla İsa’nın ilk öğrencisiydi ve daha önce Yahya’nın öğrencisi olmuştu. Karadeniz’in kuzeyinde, İskitya bölgesinde hizmet ettiği aktarılır. Yakup ve Yuhanna, Zebedi’nin oğullarıydı. İsa onlara “Gök Gürültüsü Oğulları” ünvanını verdi (Markos 3:17). Çünkü onlar bir keresinde Samiriyelilerin köyüne ateş yağdırmak istemişlerdi. Bu iki kardeş, balıkçıydı ve İsa onları çağırdığında teknelerini terk edip İsa’nın ardına düştüler (Luka 5:11). Yakup, havariler arasında ilk şehit olan kişiydi. İspanya’ya kadar hizmet ettiğine inanılıyor. Kemiklerinin Santiago de Compostela Katedrali’nde olduğu düşünülüyor.
Yuhanna, “İsa’nın sevdiği öğrenci” olarak bilinir (Yuhanna 13:23). Muhtemelen on iki öğrencinin en genciydi. Yuhanna, yukarıda anılan olaylarda kardeşi Yakup ile birlikte öne çıkmıştı; ayrıca Elçilerin İşleri kitabında Petrus’la beraber topal adamın şifa bulmasına tanıklık etmişti. Pavlus, Galatyalılar mektubunda ondan kilisenin direklerinden biri olarak söz eder. Günümüz Türkiye sınırları içinde birçok yerde hizmet ettiği aktarılır. Ancak daha ziyade Patmos adasına sürgün edilmesi ve orada Vahiy kitabındaki görümü kaleme almasıyla tanınır.
Filipus, İsa’nın Andreas ile birlikte çağırdığı, önceleri Yahya’nın öğrencisi olan diğer bir kişiydi. O da Beytsayda’dandı. Andreas ile birlikte İsa’yı görmek isteyen Grekleri kabul etmiş ve kalabalığın doyurulması mucizesine katılmıştı. Son Akşam Yemeği’nde ise İsa’ya, Baba’yı kendilerine göstermesini isteyen kişi Filipus’tu; bu, öğrencilerin İsa’nın amacını anlamakta yaşadıkları zorlukları ortaya koyar.
Bartalmay, Yeni Antlaşma’daki dört listede de adı geçer; aynı zamanda İsa’nın incir ağacının altında peygamberlik övgüsüyle karşılaştığı Natanael gibi görünmektedir. Diriliş’ten sonra İsa ile denizde balık tutan birkaç havari, aralarında “Celile’nin Kana kentinden Natanel’in de bulunduğu (Yuhanna 21:2) kişilerdi. Orada kullanılan öğrencilik terimi ve doğduğu yer, ilk kiliseyi Natanel’in Bartalmay olduğu sonucuna götürdü. İncil’deki tek olay, Filipus’un ona Mesih’ten bahsetmesi ve Natanel’in “Nasıra’dan iyi bir şey çıkabilir mi?” (Yuhanna 1:46) demesine ve ardından İsa’ya şaşkınlıkla iman etmesine yol açmasıydı.
Thomas, İsa’nın dirilişinden şüphe duymasıyla hatırlanır: “O’nun ellerinde çivilerin izini görmedikçe, çivilerin izine parmağımla dokunmadıkça ve elimi böğrüne sokmadıkça inanmam” dedi (Yuhanna 20:25). Ancak, İsa’nın üç sözünden sonra “Rabbim ve Tanrım!” diyerek iman etti. İsa Beytanya’ya giderken, Tomas “Biz de gidelim, O’nunla birlikte ölelim” der (Yuhanna 11:16). Yaklaşık dört milyon kişi kendini ‘Tomas Hristiyanları’ olarak adlandırmaktadır. Tomas, Hindistan’da değerli bir miras bırakmıştır.
Matta, elçiler arasında en basit ama en güçlü görevlerden birine sahiptir. Vergi görevlisiydi. İsa’nın ‘Ardımdan gel’ dediği Matta, hizmete çağrıldığı sırada vergi toplama yerinde oturuyordu. İsa’nın çağrısıyla her şeyi bırakıp O’nu izledi (Matta 9:9). Vergi toplayıcısı olması, bazı şüpheleri beraberinde getirmişti. Kendisine Yahudi adı olan Levi verilir. İlk Müjde kitabının Matta tarafından yazıldığı düşünülür.
Şehit edilmeden önce Filistin’de, Karadeniz çevresinde ve Etiyopya’da ve günümüz İran sınırında hizmet vermiştir. Alfay oğlu Yakup, Zebedi’nin oğlundan ayırt edilmesi için dört listede bu şekilde adlandırılmıştır. Kendisine daha az dikkat çekildiği için bazen “Küçük Yakup” olarak da anılır. Kilise babası Jerome, Yakup ile İsa’nın kuzen olduklarını düşünmüştür. İran’da şehit olduğu, şehit olmadan önce Mısır ve Hazar Denizi’nde hizmet ettiği düşünülüyor.
İncil’de elçi Yahuda hakkında da çok az bilgi yer alır. Bazı listeler ona Taddeus ve Labbaeus der ve Theudas kelimesi, onu Yahuda İskariot’tan ayırmak kullanılır. Suriye’de hizmet eden Yahuda’nın, Simun ile birlikte Pers topraklarında şehit düştüğüne inanılmaktadır. Simun hakkında çok az şey bilinmektedir. Zealot olarak da tanınmaktadır. Bazı kaynaklara göre Britanya’da hizmet etmiştir. Ancak bu konuda önemli bir tarihsel kanıt bulunmamaktadır.
Son olarak, Mattiya, Elçilerin İşleri’nde Yahuda İskariyot’un ölümü üzerine diğer havariler tarafından seçilir. Öğrenciler tarafından “Yahya’nın vaftiz döneminden başlayarak Rab İsa’nın aramızdan yukarı alındığı güne değin bizimle birlikte geçirdiği bütün süre boyunca yanımızda bulunan adamlardan birinin, İsa’nın dirilişine tanıklık etmek üzere bize katılması gerekir.” denildi (Elçilerin İşleri 1:21) İlk 12 elçiden biri olmamasına rağmen yaklaşık üç yıl boyunca hizmete devam etti. Kilise babası Origen, ölümden dirilen Rab’be tanık olduğunu söyler. Bir rivayete göre, Karadeniz çevresinde hapsedilmiş, Suriye, günümüz Irak ve muhtemelen şehit edildiği günümüz Gürcistan’da hizmet etmiştir.
Bu kişilerin kimlikleri Hristiyanları büyülese de, miraslarını belirleyen şey, ölümden dirilmiş olan Rab’be hizmet etme konusundaki bağlılıklarıdır. Bu 12 elçi, Müjde’yi dünyanın dört bucağına yaymıştır (Elçilerin İşleri 1:8).







