Tutarsızlık Argümanının Kısa Analizi
Lowder, oluşturduğu argümanın sağlam olup olmadığını tartışmaktan ziyade geçerli olduğunu ileri sürmekte ve bu şekilde Üçlübirlik’in tutarsız olduğuna ilişkin bir argüman ortaya koymaya çalışmaktadır. İyi bir argümanın olmazsa olmaz üç unsuru vardır: (1) geçerli olması; (2) öncüllerin doğruluğu ve (3) öncüllerin açık ve net olması. Bir argümanın geçerli olması mantıksal yapı açısından elbette önemlidir ve bu iyi bir argümanın gerekli koşuludur; ama yeterli koşulu değildir. Öncüllerin sonuçları belirleyeceğini dikkate alırsak, argümanın niteliği açısından öncüllerin doğruluğunun en az mantıksal yapının geçerli olması kadar önemli olduğunu idrak ederiz. Lowder’ın argümanında kullandığı öncüllerin ise birkaç noktada belirli varsayımlara sahip olduğu görülür. Öncelikle (1) numaralı öncülde tek bir Tanrı’nın olduğu ve O’nun Baba Tanrı ile özdeş olduğu söylenir. Fakat Hristiyan inancında tek Tanrı ile kastedilen Üçlübirlik Tanrı’dır ki ironik bir şekilde bu önerme Üçlübirlik doktrininin doğru olması kabulü üzerinden dile getirilir. Dolayısıyla “Üçlübirlik doktrini doğruysa[3]” diye başlayan bir cümlenin “tam olarak bir Tanrı yani Baba Tanrı vardır” ile bitmesi tutarsızlık oluşturmaktadır. Yeni Antlaşma metinlerine baktığımızda Grekçe Tanrı (theos) ifadesinin çoğunlukla Baba Tanrı’yı işaret etmek için kullanıldığı açık bir gerçektir.[4] Fakat buradan Tanrı’nın Baba ile özdeş olduğu çıkarımı yapılamaz. Çünkü Yeni Antlaşma metinleri ayrıca Oğul ve Kutsal Ruh için de Tanrı ifadesini kullanmaktadır.[5] Tanrı sözcüğünü çoğunlukla Baba Tanrı için kullanılmasının nedeni -Yeni Antlaşma uzmanlarının ifade ettiği gibi- Baba ve Oğul kişileri arasında ayrımı yapabilmektir. Özellikle Yuhanna Müjdesi’nin başlangıcında bu yapılmaktadır.[6] Söz’ün ezeli ve yaratıcı olan Tanrı olduğu söylenirken, aynı zamanda Grekçe gramer yapısı aracılığıyla Söz’ü Baba Tanrı’dan ayırmaktadır. İlk ayetin ikinci cümlesinde Söz’ün Tanrı ile birlikte olduğu söylenir. Burada Türkçeye “ile” şeklinde çevrilen Grekçe sözcük sahip olunabilecek en yakın ilişkiyi ima eden yüz yüze bir ilişkiye işaret etmektedir.[7] Bununla birlikte mantıksal olarak da Sözün Tanrı olmasına karşın Tanrı ile özdeş olmadığı görülmektedir. James White’ın belirttiği gibi eğer bunu kastetseydi o zaman çelişkili konuşmuş olurdu. Eğer Söz ve Tanrı ifadeleri özdeş ise o zaman bu iki sözcük birbirleri yerine kullanılabilir olacaktır. O zaman Söz nasıl kendisi ile birlikte olabilir?[8] Bununla birlikte Lowder’ın argümanındaki (4) numaralı öncülün (T2) ve (T3) öncüllerinden hareketle vardığı sonuç muğlak olup kullanılan “aynı değil” ve “aynı töz” gibi terimler açık ve seçik değildir. Yukarıda belirttiğim gibi öncüllerin açık ve net olması bir argümanın kalitesini belirleyen en önemli unsurlardandır. Fakat kanımca Lowder’ın argümanı iki sebepten ötürü –öncüllerin net olmaması ve hatalı olması– nedeniyle başarısız bir argümandır. Bu sebepleri biraz daha açıklamama izin verin. Hristiyan inancındaki Üçlübirlik doktrini şu şekilde formüle edilebilir:(1) Baba Tanrı’dır.
(2) Oğul Tanrı’dır.
(3) Kutsal Ruh Tanrı’dır.
(4) Baba, Oğul değildir.
(5) Oğul, Kutsal Ruh değildir.
(6) Baba, Kutsal Ruh değildir.
(7) Tek bir Tanrı vardır.
Üçlübirlik’teki zorluk eğer ilk altı önermeyi kabul edersek sonuncu önermeyi reddetmemiz gerekiyormuş izleniminin oluşmasıdır. Bu önermelerde ilk dikkat edilmesi gereken nokta, Baba, Oğul ve Kutsal Ruh “aynı değildir” derken kastedilenin onların farklı kişiler[9] olmasıdır. Şöyle ki “aynı değildir” yani “ayrı şeylerdir” ile “aynıdır” yani “aynı tözdür” ifadeleri farklı şeylere tekabül etmektedir. Bunun daha iyi anlaşılması için Stephen Davis’in verdiği bir örneği kullanmak faydalı olacaktır. Şu iki cümleyi düşünelim:
- Yusuf, Meryem ve İsa ayrı şeylerdir.
- Yusuf, Meryem ve İsa tek bir şeydir.
Değerlendirme ve Sonuç
Üçlübirlik öğretisinin tutarsız olduğunu göstermeye çalışan bir argümanın yapması gereken şey mantıksal olarak yukarıdaki Üçlübirlik formülasyonundaki önermelerin çelişkili olduğunu göstermek ya da tek bir varlıkta üç kişinin bulunmasının metafizik imkansızlığını ortaya koymak olacaktır.[14] Her bir Hristiyan bu öğretinin büyük bir gizem barındırdığını kabul eder. Fakat bir şeyin gizemli olması onun çelişik ya da tutarsız olduğu anlamına gelmeyecektir. Bu noktada C. S. Lewis’in Üçlübirlik’teki gizeme ilişkin verdiği örnek ile yazımı sonlandırmak istiyorum. O der ki “Tek bir boyutu kullanıyorsanız yalnızca düz bir çizgi çizebilirsiniz. İki boyut kullanıyorsanız bir şekil, örneğin bir kare çizebilirsiniz. Bir kare dört adet düz çizgiden oluşur. Bir adım daha atalım şimdi. Üç boyut kullanarak bir küp, örneğin bir tavla zarı ya da kesme şeker gibi bir cisim elde edebilirsiniz. Küp altı kareden oluşur.”[15] Bu örneğin ardından Lewis Tanrı’nın varlık açısından konumu ile insanınkini karşılaştırır ve bizim konumumuz açısından üç kişiden oluşan tek bir Tanrı’yı anlamanın karenin küpü anlaması kadar olacağını söyler. Bir başka deyişle Tanrı hakkında bir şeyler bilebilir ve O’nu tanıyabiliriz; ama onu asla tam olarak kavrayamayız. Kilise Babalarından Augustinus’un dediği gibi “eğer kavrıyorsan o Tanrı değildir.”[16] Çünkü kavradığın şey senden üstün değildir. İşte Tanrı’nın tam olarak kavranılamaz olarak kalan varlığı bu nedenle bir gizem oluşturur. Fakat bu mantıksal değil epistemolojik bir noksanlığı gösterir.Kaynaklar
- C. S. Lewis, Özde Hristiyanlık (İstanbul: Haberci, 2014)
- R. C. Sproul, What is the Trinity (Grand Rapids: Reformation Trust Publishing, 2011).
- Paul Copan, Is the Trinity a Logical Blunder? God as Three and One, William L. Craig ve Paul Copan (Ed.) Contending with Christianity’s Critics (B&H Academic, 2009).
- Stephen T. Davis, Logic and the Nature of God (Macmillan Press, 1999).
İleri Okumalar İçin
- Fred Sanders, The Triune God (Grand Rapids: Zondervan, 2016).
- Augustine, On the Trinity
- Michael Rea, Oxford Readings in Philosophical Theology Volume I: Trinity, Incarnation and Atonement (New York: Oxford University Press, 2009).
- R. C. Sproul, What is the Trinity (Grand Rapids: Reformation Trust Publishing, 2011)
Dipnotlar
- [1] https://onculanalitikfelsefe.com/uclubirlik-inancinin-tutarsizligi-argumani-jeffery-jay-lowder/
- [2] https://www.youtube.com/watch?v=DhBPg8M9fyo
- [3] Üçlübirlik ifadesi tek bir Tanrı’nın üç kişi (Baba, Oğul ve Kutsal Ruh) ihtiva ettiğini söyler.
- [4] Raymond E. Brown, Does the New Testament Call Jesus as God? (Theological Studies, 26(4), s. 548.
- [5] Oğul’un açık bir şekilde Tanrı olarak adlandırıldığı bazı yerler için bknz. Yuhanna 1:1; 20:28; Romalılar 9:5; Titus 2:13. Daha fazla bilgi için bknz. Raymond E. Brown, Jesus: God and Man (Macmillan Publishing Co, 1967). Kutsal Ruh’un Tanrı olarak adlandırıldığı bazı yerler: Elçilerin İşleri 5:4. Aslında Kutsal Ruh’un Tanrı olduğu Kutsal Kitap boyunca çok açık bir gerçektir. Bu konuda Üçlübirlik karşıtlarının tartıştığı temel nokta Kutsal Ruh’un ayrı bir kişi olup olmadığı meselesidir. Eğer kişi olmanın nitelikleri doğru tanımlanırsa Kutsal Ruh’un bu niteliklere sahip olduğu açıkça görülecektir. Bknz. Fred Sanders, The Triune God (Grand Rapids: Zondervan, 2016); Fred Sanders ve Oliver D. Crisp, The Third Person of the Trinity (Grand Rapids: Zondervan, 2020).
- [6] Yuhanna 1:1-3, 14.
- [7] R. C. Sproul, What is the Trinity (Grand Rapids: Reformation Trust Publishing, 2011), s. 24.
- [8] Bknz. James R. White, The Forgotten Trinity (Bethany House Publishing, 1998), s. 47-64; Ayrıca Yuhanna ‘başlangıçta’ ifadesini kullanmakla Yaratılış kitabına imada bulunmaktadır. Yaratılış kitabı yine benzer şekilde Tanrı’nın her şeyi Söz’ü aracılığıyla yarattığını (Örn. Yaratılış 1:3) bizlere aktarmaktadır.
- [9] Kişi teriminin klasik tanımı VI. yüzyılda yaşamış olan filozof Boethius tarafından şu şekilde yapılmıştır: ‘Rasyonel bir doğanın ferdi cevheridir (substance)’. Varlık (being) ve kişi arasındaki ayrımın anlaşılması için teologlar genelde ‘ne’ ve ‘kim’ sorularını önermişlerdir. Bir şeye ‘bu nedir?’ diye sorduğumuzda onun doğası hakkında konuşmuş oluruz. Fakat ‘bu kimdir?’ diye sorduğumuzda ise bahsedilenin kişiliğine dair bir soru sormuş oluruz.
- [10] R. C. Sproul, What is the Trinity (Grand Rapids: Reformation Trust Publishing, 2011), s. 2.
- [11] Modalizm görüşü, Tanrı’nın tek bir Tanrı ve tek bir kişi olmakla birlikte insana kendisini ‘üç farklı hal’de göstermiş olduğuna dair yaklaşımdır. Bu görüşe göre Baba, Oğul ve Kutsal Ruh aynı kişinin farklı halleridir. Tanrı başlangıçta Baba Tanrı olarak her şeyi yaratmış sonra yarattığı insanı kurtarmak üzere Oğul olarak yeryüzüne gelmiş ve sonrasında ise Pentikost gününde Kutsal Ruh olarak kendini göstermiştir.
- [12] Bu Ortodoks öğretiye göre, Tanrı tek bir varlık olarak üç ayrı varlıktan oluşmaz. Bu nedenle üç tanrı yoktur. Benzer şekilde Tanrı üç kişiden oluştuğundan sadece tek bir kişi değildir. Bu nedenle aynı kişinin üç görünümünden bahsetmek mümkün değildir. Yeni Antlaşma metinleri Tanrı’daki üç farklı kişiyi açık bir şekilde göstermektedir. Örnek olarak İsa’nın Oğul olarak Baba’ya dua etmesi; İsa’nın vaftizinde Baba’nın gökten Oğul’a konuşması (Matta 26:42; Markos 14:39; Luka 22:41) ve Kutsal Ruh’un güvercin şeklinde gelmesi (Matta 3:17; Markos 1:1; Luka 3:21); İsa’nın öğrencilerini Baba, Oğul ve Kutsal Ruh adında vaftiz etmelerini buyurması (Matta 28:19) bazı açık ayetlerden örneklerdir.
- [13] Appeal to Personal Incredulity. Bknz. Robert Arp, Steven Barbone ve Michael Bruce, Bad Arguments: 100 of the Most Important Fallacies in Western Philosophy (Wiley-Blackwell, 2019), s. 115-117.
- [14] Enis Doko’nun bu noktadaki eleştirisini bir sonraki yazımda değerlendireceğim.
- [15] C. S. Lewis, Özde Hristiyanlık (İstanbul: Haberci, 2014), s. 149.
- [16] St. Augustine, Sermon 52, 16.